Eflatun kendi deyişiyle şairler şehri İzmir'de doğdu. Edebiyat ve müzik, ayrı yollarda akan birer su gibi onun şarkılarında denizleşti. Konservatuvar yıllarını gündüz müzisyen, geceyse bir edebiyatçı olarak yaşadı. Müzik eğitimini dünyanın en zor çalgılarından biri olan Korno bölümünde tamamladı. Bu arada gizli kalmış edebiyatçı kimliğini de ihmal etmeyip durmadan hikayeler,şiirler ve senaryolar yazmaya devam etti. Birgün, yazmış olduğu bir hikayenin altına ' Eflatun ' adını çiziktiriverdi . O anı günlüğüne şu şekilde yazmıştı ; '' kalbimde eski ve büyük ve de sihirli bir kapının aralandığını hissettim. Bir şeyler sanki cereyan yaptı içimde. Saçları uçuştu aklımın '' . O gunden sonra ürettiği her eserin altında bu ismi neşretti.

 

 

 

 

Okuldan mezun olduktan sonra İzmir Senfoni , İzmir Opera ve son olarak da Antalya Opera Orkestralarında çalıştı. Klasik müziği ve enstrumanı olan kornoyu çok sevse de kalbinde çalan şarkıların ısrarına daha fazla dayanamadı. Ürettiği şarkılar ve fikirler, durmadan ona şunu söyluyordu ; '' Sana verilmiş olanı insanlarla paylaşmayacak mısın ? '' Ürettiklerinin kalbini tekmeleyişine dayanamayan Eflatun, birgün işinden, orkestrasından,yıllarını verdiği kornosundan ve kurduğu bütün düzeninden özürdileyerek İstanbul'a gitti. Bir çok arkadaşı önce yapmış olduğu şeyi ve almış olduğu kararı anlamadı. Bazıları saçma bile buldu. Herkesin işe girmeye çalıştığı, ekonomik krizin ortalıgı kasıp kavurdugu gunlerde ; o, devlet maaşını iteleyip hayallerinin peşinden koştu. Tıpkı bir şarkısında dediği gibi '' Bir cebimde sen, bir cebimde şarkılar, zaten başka bir şeyim yok ''. Gerçekten de şarkılarından başka hiç bir şeyi yoktu. Serkan Ölçer'le beraber bir oda bir salon evlerinde ufak bir home studioda çalışmaya başladılar. Eflatun durmadan şarkı yazıyor Serkan Ölçer'se bıkmadan, usanmadan aranjman yapıyordu. Nihayet albümü bitirdiklerinde geriye baktılar ve başladıkları günden bu yana tamtamına üç sene geçtigini farkettiler. Eflatun kendi deyişiyle o günlerden ; '' dünyanın en parasız ama yine de en zengin üç senesiydi. '' diye bahsediyor.
Yaşar Kekeva Plakçılıkla yaptığı albüm anlaşmasından sonra, klibi Koray Kasap tarafından çekilen ' Şarap ' şarkısı hem görseli hem de anlatımı açısından çıktığı ilk günden bu yana insanların yoğun sevgisi ve ilgisini kazanmayı başarmıştır. 'Cennette Bir Akşamüstü albümünün tamamını bu ciddiyet ve hassasiyetle oluşturan Eflatun'un yazdığı şarkılar için düşündüklerini yine son olarak kendi ağzından dinleyelim ; '' Hayattan biriktirip kalbime çiziktirdiğim notlardan ve notalardan başka bir şey degil. ''